SIK SORULAN SORULAR...

 

SORU : Gebelikte sık rastlanan şikayetler ve çözüm önerileri nelerdir?

    a. Bulantı kusma:  Gebeliğin ilk 3 ayında hormonların etkisiyle özellikle sabahları ortaya çıkar. 3. aydan sonra şikayetler azalır, zamanla tamamen ortadan kalkar.

     b. Sık idrar yapma: Gebeliğin ilk yarısında aran böbrek kan dolaşımı ve hormonların etkisiyle, son yarısında da bebeğin idrar torbası üzerine yaptığı bası sonucu sık idrar yapma isteği ortaya çıkar. İdrar yaparken yanma ve idrar renginde değişiklik olması enfeksiyonu düşündürebilir. Bir hekimden yardım alınmalı enfeksiyon varsa mutlaka tedavi edilmelidir. Enfeksiyon olmadığı hallerde sık idrara çıkma normal kabul edilir. Gece tuvalete gitmenin zor geldiği durumlarda, gece sıvı tüketimi kısıtlanabilir.

     c. Vajinal akıntı: Normalde artan hormonlar dolayısıyla kokusuz, kaşıntı yapmayan, yumurta akı kıvamındaki akıntı mevcuttur. Kokulu, vajende yanma, kaşıntı yapan sarı-yeşil veya kesilmiş süt kıvamında beyaz renkli akıntı enfeksiyon belirtisidir. Tedavi edilmelidir.

     d. Varis oluşumu: Gebelikte büyüyen utrerusun(rahim) yaptığı basıya bağlı olarak bacaklarda, labium majus ve minuslarda (hazne girişindeki küçük ve büyük dudaklarda) varis meydana gelebilir.

     e. Ödem: Hormonların etkisiyle  vücutta su tutulması, gebelikde görülen ödemin sebebidir. Gebeliğin geç dönemlerinde gelişen, sadece bacaklarda olan ödem tedavi gerektirmez. Ödem, sabahları, el , yüz ve bacaklarda meydana geliyorsa gebelik zehirlenmesi ( preeklampsi) belirtisi olabilir.  Tedavisi gereken bir durumdur, hemen bir hekime başvurulması gerekir.

    f. Bacak krampları: Kaslarda ani kasılmalara kramp adı verilir. 

    g. Kabızlık ve hemoroid: Hormonal etki ile mide-barsak haraketlerinin gebelikte yavaşlaması ve büyüyen uterusun rektum(kalın barsağın son kısmı) üzerine yaptığı bası sonucu gelişir.

    h. Memelerde hassasiyet: erken ve geç gebelik döneminde rahatsızlık verebilir. 

    24 saat süreyle uygun sütyen kullanılmalıdır, kan dolaşımı düzenlenerek şikayetler azaltılabilir.  

 

SORU : Gebenin acilen hekime başvurmasını gerektiren durumlar nelerdir?

 

SORU : Gebelikte egzersiz yapılabilir mi?

Gebelik sırasında uterusun büyümesine ve kilonun artmasına bağlı olarak vücudun duruşu değişir. Bu değişiklik sırt ve bel ağrılarına neden olabilir. Bu sebeple ; Gebelikte oluşan duruş bozukluklarını gidermek, sırt ağrılarını azaltmak, doğum sırasında kaslarını kontrol etmeyi öğrenmek, karın ve perine kaslarının elastikiyetini ve kuvvetin iarttırmak, ruhsal açıdan doğuma hazırlanmak için gebelikte egzersiz yapılmalıdır. İlk 3 aydan sonra egzersize başlanmalı ve gebelik boyunca en az haftada 1 kez  düzenli olarak yapılmalıdır. Gebelik sırasında yapılacak egzersizlerin şekli ve süresi konusunda doktorunuzdan ve varsa fizyoterapistinizden bilgi almalısınız.

 

SORU :  Lazer cerrahiden daha iyi diyorlar. Her ameliyatın lazerle yapılabilmesi mümkün müdür?

Maalesef hayır. Lazer kelimesi halkımızın gözündeki cazibesi nedeniyle en çok suistimal edilen konulardan birdir. Cerrahide lazerin kullanım alanı son derecede kısıtlıdır ve her ameliyatın lazerle yapılması gibi bir durum yoktur. Bazı ameliyatsız tedavi yöntemleri veya bazı dikiş teknikeri bile insanların gözünü boyamak için “LAZER” olarak sunulmaktadır. Ameliyatsız hemoroid tedavisi bu suistimalin en çok yaşandığı konulardan biridir. Cerrahi tedavide yıllardır kullanılan ve dünyaca kabul edilen klasik yöntemler geçerlidir. Bu konuda en iyisi, alternatif tedavi yöntemleri konusunda cerrahınızla detaylı olarak tartışmalısınızdır.

 

SORU : Safra kesesi ameliyatında sadece taşlar mı alınır? Bir de, kapalı ameliyatın riskli olduğunu söylüyorlar, doğru mudur?

Hayır, safra kesesinde taş varsa ve ameliyat gerekiyorsa, açık ya da kapalı, her iki yöntemde de safra kesesi tamamı ile alınmaktadır. Kesenin içinden taşların alınması gibi yöntem yoktur. Kapalı ameliyat denilen laparoskopi yöntemi safra kesesi ameliyatların 1987’den beri uygulanmaktadır ve tüm dünyada “Altın Standart” olarak kabul edilmiştir. Ameliyatın, ehil ellerde yapıldığı sürece açık ameliyattan farklı riskleri olmadığı gibi, pek çok avantajı vardır. Hasta ameliyat akşamı dolaşmaya ve yemek yemeye başlamakta, bir gün sonra da taburcu olmaktadır. Burada önemli olan ameliyatınızı yapan cerrahın  laparoskipiye ne kadar hakim olduğudur. 

 

SORU : Uzun zamandır kilo problemim var. Vücut kitle indeksimi hesapladım. 42 çıkıyor. Öğün atlayarak ve yememeye çalışarak bu sorunu çözebilir miyim? 

Maalesef hayır. Obezite sadece ülkemizde değil tüm dünyada giderek artmakta olan ciddi bir problemdir. Belli bir değerin üstündeki obez hastalarda tıbbi ve hatta cerrahi müdahale gerekli olmaktadır. Vücut kitle indeksini 30’un üzerinde ise ameliyatsız olarak, endoskopi ile yerleştirilen mide balonu 35-40 gibi derlerde ise ayarlanabilir mide bandı ameliyatı (mide kelepçesi) tıbbi nedenlerle zorunlu hale gelmektedir. Bu ameliyatların riski, obezitenin size getirdiği riskin yanında son derece düşük ve kabul edilebilir düzeyde kalmaktadır. Yemeyerek zayıflama ise zaten geçerli olamayan bir yöntemdir. Çünkü aç kaldığınızda vücudunuz buna önlem olarak aldığınız her gıdayı depolamaya yönlenmektedir ve metabolizmanızı yavaşlatmaktadır.

 

SORU : Gece ve/veya gündüz idrar kaçırmalarının tedavisi ileriki yaşamda kısırlığa neden olur mu ?

Gece ve gündüz işemeleri birbirinden bağımsız nedenlere bağlıdır. Sadece gece kaçıran çocukların tedavisi ile gündüz kaçıranların (gece kaçırması ile birliktede olabilir) tedavisi de farklıdır. Her iki kaçırma çeşidine neden olan organlar  cinsel organlar değildir. Kızlarda idrar yolu cinsel organın hemen üzerinde dışarıya açılmakta erkeklerde idrar yolu ise cinsel organın içinden geçmektedir. Kaçırma tedavileri uzun dönemde kısırlığa ve cinsel fonksiyon kaybına neden olmamaktadır.

 

SORU : Hipospadias (peygamber sünneti) li çocuklarda neden sünnet yapılmaz? 

Hipospadias, iİdrar deliğinin pipinin ucu yerine altında gelişmesidir. Cerrahi onarımın amacı bu alttaki deliği pipinin ucuna taşımaktır. Sünnet derisi oluşturulacak idrar yolu için gerekli olduğundan cerrahi girişim öncesi sünnet işlemi kesinlikle yapılmamalıdır.

 

SORU : Çocuklarda inmemiş testis ne zaman ameliyat edilmelidir?

Testislerin vücut ısısından 3-4 0 C daha serin ortamda bulunması erkek cinsel gelişimi için zorunludur. Testislerin torba yerine vücut içinde bulunması doğuştan itibaren yapısını bozmaktadır. Bu nedenle yenidoğan döneminde tespit edilen inmemiş testislerin 6.aydan itibaren ameliyatı yapılmadır. 

 

SORU : Çocuğuma zatürre aşısı yaptırmalı mıyım ? 

Hali hazırda çocuklara uygulanmakta olan rutin aşı programında zatürre aşısı bulunmamaktadır. Fakat son yapılan çalışmalar neticesinde bu aşının da rutin programa eklenmesi yakın bir zamanda gerçekleşecektir. Bu aşı şu an alt solunum yolu enfeksiyonlarına sık yakalanan çocuklara önerilmektedir.

 

SORU : Doğumdan sonra bebeğimin kafasında şişlik oluştu. Ne yapmalıyım ?

Bebeklerde sezaryen veya normal doğum sonrası doğum eylemine bağlı olarak tek veya çift taraflı kemik zarı üzerinde su toplanması olabilir. Doğum sonrası birinci ay içinde bu şişlik giderek azalır.

 

SORU : Doğumdan sonra bebeğimin her iki gözünde sulanma meydana geldi. Ne yapmalıyım ?

Bebeklerin doğumdan sonra göz kanallarının geçici tıkanıklığına bağlı olarak tek veya çift taraflı gözlerinde sulanma olabilir. Bunun için burnun her iki yanına yukarıdan aşağıda doğru günü uygun zamanlarında yavaşça masaj yapılabilir. Sulanma artar veya rengi sarımsı bir hale gelirse uzmanlara danışılmalıdır.

 

SORU : Faça izleri tamamen  yok edilebilir mi?

Cilt  iki katmandan oluşur. Cildin alt katmanını oluşturan  dermis tabakası eğer tam kat kesildi ise ki faça izinde genellikle böyledir bu izleri tamamen yok etme şansı yoktur ancak izleri azaltmaya yönelik bazı müdahaleler yapılabilir.

 

SORU : Gebelik esnasında oluşan çatlaklar yok edilebilir mi ?

Gebelik esnasında oluşan çatlakları yok etme şansı yoktur. Ancak çatlaklar ile beraber aynı zamanda karın cildinde sarkma da mevcut ise ve çatlaklar bu sarkan cilt ile sınırlı ise sarkan cilt karın germe ameliyatı ile çıkartılarak çatlaklar giderilebilir.

 

SORU : Meme küçültme ameliyatından sonra emzirmek mümkün müdür.?

Meme küçültme ameliyatlarında birden fazla teknik mevcuttur. Ameliyat sonrası hamile kalmayı ve çocuk emzirmeyi düşünen bayanlara süt kanallarını koruyucu teknikler uygulanarak emzirmek mümkün kılınabilir.

 

SORU : Kalp krizine neden olan faktörler nelerdir?

Kalp krizinin nedeni kalbi besleyen koroner damarlarda meydana gelen tıkanmalardır. Bı tıkanmalar çeşitli faktörler sayesinde artmaktadır. Sigara, diyabet, kan yağları, hipertansiyon, çeşitli enfeksiyonlar, homosistein yüksekliği gibi faktörler damarlarda tıkanma ve sonuçta kalp krizine yol açmaktadırlar. 

 

SORU : Kalp krizinin belirtileri nelerdir? 

Kalp krizinin %50’sini daha öncesinde herhangi bir belirti vermeden ani olarak meydana gelmektedir. %50 sinde ise öncelikle eforla gelen dinlemekle 5-10 dakikada geçen göğüs kafesinin arkasında baskı-yanma tarzı ağrı ile kendini gösterir. Kalp krizinde ise ağrı çok daha şiddetlidir. Kişi kalp krizi ağrısını daha önce yaşadığı tüm ağrılardan daha şiddetli bir ağrı olarak tarif eder. Ağrı kollara,sırta, çeneye yayılabilir ve bulantı-kusma eşlik edebilir.

 

SORU : Kalp krizinden şüphelenildiğinde neler yapmak gerekir? 

Yukarıda belirtildiği gibi şiddetli göğüs ağrısı olan kişiler en yakın sağlık ocağına başvurmalıdırlar. Bu süre zarfında hastanın fazla hareket etmemesi, eğer bulunabilirse 1 adet aspirini suda eriterek içmesi gerekir.

 

SORU : Kalp krizinden korunmak için neler yapılmalıdır? 

Kalp krizinden korunmak için damar tıkanıklığı yapan nedenlerin düzeltilmesi gerekir. Sigara bırakılmalı, hipertansiyon etkin bir şekilde tedavi edilmeli, diyabet var ise kan şekeri istenen seviyelerde tutulmalı, kan yağlarının kontrolü için özellikle kolesterol içeriği yüksek kırmızı et, sakatat, hayvansal yağlardan uzak durulmalı, kilo kontrolü için diyabetle birlikte günlük düzenli egzersiz yapılmalıdır.  

 

SORU : Kalp krizi geçiren birisi ne zaman normal yaşantısına dönebilir? 

Kalp krizi geçiren insanlar genellikle 2 gün yoğun bakımda tutulur. Sonrasında ise normal seviyeye alınarak takip edilmektedir. 1-2 gün servis takibinden s onra genelde bu hastalar koroner anjiyografiye alınarakta ve anjiyografi sonucuna göre tedavi planlanmaktadır. Anjiyografi sonrası medikal tedaviye karar verilenler kalp krizinden 4-5 gün sonra normal yaşantısına dönebilmektedirler. İlk başlarda kısa mesafeli yürüyüşler yapılmalı, sonrasında günde 30-45 dk.lık yürüyüşlerle devam edilmelidir. Yürüyüşler esnasında göğüs ağrıları olursa hastanın kendini fazla zorlamaması gerekir.

 

SORU : Bel ağrısı önemli bir durumun belirtisi midir?

Omurga dik durmamızı sağladığı gibi günlük yaşam aktivitelerin de bağımsızlığını artırır. Bazen yanlış oturma ve yatma pozisyonları, ayakta çok durma gibi nedenlerden dolayı mekanik bel ağrısı denilen durum oluşur. Bu ağrıyı oluşturan etkenlerin ortadan kaldırılmasıyla sorun hallolur. Bazende ani ve ters bir hareket sonrası ya da ağır kaldırma ile fıtık oluşabilir. Sonuçta bunların hepsi bel ağrısına sebep olur. Kısa sürede geçmeyen, hareketi engelleyen durumlarda uzmana başvurulmalıdır.

SORU : Buyon ya da bel fıtığı fizik tedavi sonrası tamamen geçer mi ?

Fıtık oluştuktan sonra tamamen geçmesi çok zor, bazen imkansızdır. Fizik tedavi ile ortadaki dokular rahatlatılıp, gerginliği azaltılır, kaslar güçlendirilerek sinirlere yapılan baskı azalılır. Hasta günlük aktivitelerine dikkat etmeli beli ya da boynu zorlayacak her türlü hareketten kaçınılmalıdır. Çok ilerlemiş vakalarda cerrahi operasyonlar gereklidir.

 

SORU : Fazla kalın yastığın zararı var mı?

İnsanlar hayatlarını geniş bir bölümünü uykuda geçirir. Bu esnada beden fiziksel olarak en rahat pozisyonda olmalıdır. Tamamen yastıksız yatma doğru olmadığı gibi fazla kalın yastıklarda anatomik olarak bayun yapısını zorlar. İlerleyen zamanlarda omurga eğriliklerine sebep olabilir. Bunun için boynu destekleyen çok kalın olmayan yastık tercih edilmelidir.   

 

SORU : Fizik Tedavi ile felç tamamen geçer mi?

Felç nörolojik bir olaydır. Beynin bir bölgesinin kanlanamaması sonucu o bölgenin görevli olduğu kısımlarda duyu ve motor kayıp (hareket kaybı) gerçekleşir. Özellikle ilaç tedavisi uygulaması gereklidir. Bazı hastaların hareketlerinde hiçbir bozukluk kalmayabilir. Ama çoğunlukla dışardan da fark edilen ve hastanın günlük yaşam aktivitelerini kısıtlayan durum meydana gelir. Fizik Tedavi ikinci durumda muhakkak gereklidir. Özellikle ilk 4-6 ay birçok fonksiyonun geri gelme olasılığının en çok olduğu dönemdir. Bu evrede hastaya çeşitli teknikler kullanılarak bir bebek gibi hareket yeniden öğretilir.

 

SORU : Sürekli masa başı bilgisayar karşısında çalışmanın oluşturabileceği zararlar nelerdir?

Bu şekilde çalışanlarda kan dolaşımı (özellikle omuz kuşağı kaslarında) yavaşlar. Bu arada metabolitlerin birikmesine zamanlar spazma ve dolayısıyla sırt ve boyun ağrılarına sebep olur. Ayrıca başın uzun süre öne bakar pozisyonda çalışmasıyla da bir takım problemler meydana gelebilir.  Böyle kişilerin belirli aralıklarla (saat başı olabilir) biraz ara verip omuz çevresi kaslarını çalıştıracak egzersizleri yapması, mümkünse kalkıp biraz dolaşması bu ağrıların azalmasını sağlar.

 

SORU : Saçlarım neden dökülüyor ?

Saç dökülmesi ile gelen hastalarda saçlarında kaşıntı kepeklenme ve yağlanma varsa tedavi edilebilir. Saç dökülmesi özellikle kansızlık, demir eksikliği anemisine bağlı olabilir. Bu ara hormonlar özellikle tiroid hormanlarıyla saç dökülmesi anlaşılır.

 

SORU : Ayak mantarı tedavi edilse bile başka yerlerde akıntı ve mantar çıkar, bu doğru mu?

Hayır, ayak mantarı tedavi edilmezse dahi ciddi mikrobik hastalık olan yılancık dediğimiz hastalığa neden olabilir.

 

SORU : Yüzlerdeki sivilceler ve izler nasıl kaybolur ?

Yüzdeki sivilceler muayene edildikten sonra kremlerle lokal tedavi eğer iltihabi sivilceler varsa uygun olan antibiyotik tedaviye eklenir. Bu tedavinin yanı sıra kimyasal peeling 3 haftada bir şekilde hastalar uygulanabilir. Buna alternatif olarak lazer tedavisi yapılabilir.

 

SORU : Tırnak bozukluğu neden oluşur?

Renk değişikliği ve kalınlaşmayla birlikte tırnak bozukluklarında tırnak mantarı olarak değerlendirilip ilaç tedavisi verilir. Ancak sadece tırnak kırılması varsa laboratuar tetkikleriyle nedeni araştırılır. ve ona göre vitamin veya demir  tedavisi verilir.

 

SORU : Saçkıran bulaşıcı mıdır?

Hayır bulaşıcı değildir. Ancak tedavi edilmelidir. Saçkıran az bir bölgede ise ilaç ile tedavi edilir.

 

SORU : Adet gecikmesinin nedenleri nelerdir ?

Adet gecikmesine sebep olan etkenlerden önde gelenleri, gebelik, hormonal düzensizlik, yumurtalıklarda kist oluşumu ve ileri yaşlarda ise menapoz başlangıcı olabilir.

 

SORU : Adetin hangi döneminde gebe kalınabilir?

Adetin başladığı gün 1. gün kabul edilir. Bu günden sayılarak adetin 11. ve 19. günleri arasında gebelik olabilir. En erken ve en geç yumurtlamanın olabileceği günler bunlardır. Bu yöntem düzenli adet gören kişiler için geçerlidir.

 

SORU : Çocuğum 2 ( iki ) yaşında testisi torbasında değil. Ne yapmam gerekir?

Eğer testisler 1 ( bir ) yaşına kadar skrotuma inmezse bunu ameliyatla indirmek gerekir.

 

SORU : 65 yaşında bir erkeğim geceleri sık sık idrara çıkıyorum. Ne yapmalıyım?

Cevap: Erkeklerde ileriki yaşlarda prostat bezinin büyümesi sonucu geceleri sık sık idrara çıkma şikayetleri oluşur. Mutlaka ürolojik muayene olmanız ve bunun sonucuna göre ameliyat veya ilaç tedavisine karar verilmesi gerekir.

 

SORU : 3 ( üç ) yıllık evli bir erkeğim çocuğum yok gittiğimiz doktor varikoselim olduğunu söyledi ameliyat olmam şartmı?

Eğer varikoseliniz varsa bunu gidermenin yolu ameliyattır. Varikoselin ilaçla tedavisi mümkün değildir.

 

SORU : Midemde ağrı ve yanma var. Ne yapmam gerekir?

Gastroskopi yapıp onun neticesine göre tedavi ve diyet vermemiz gerekir.

 

SORU : Baş ağrısı, baş dönmesi ve göğüste sıkıntı şikayetlerim var.

Tansiyonunuzu,kan yağlarını ve kalpte problem olup olmadığını kontrol etmemiz gerekir.

 

SORU : Aşırı terlemem, çarpıntım ve halsizliğim var.

Bu tip şikayetlere guatr ve kansızlık sebep olabilir. Bunları araştırmamız  gerekir.