ÇOCUKLARDA SIK GÖRÜLEN GÖZ HASTALIKLARI
Op. Dr. Fatma Aygün Koca
Çocuklarda
en sık göz rahatsızlıkları ;görme kusurları
(miyop,hipermetrop,astigmat),şaşılık,göz tembelliği,doğuştan katarak,
Doğuştan göz tansiyonu (gloom),doşuştan göz yaşı kanal tıkanıklığı,doğuştan anomaliler,bazı göz tümürleri olarak sıralanabilir.
0-16 yaş grubundaki çocukların gözlerini korumak için doğumdan hemen sonra ,çocuk6 aylıkken,okula başlamdan önce ve okul süresince düzenli göz muayenesi yapılması gereklidir.
BEBEK NE ZAMAN GÖZ DOKTORUNA GÖTÜRÜLMELİDİR?
Anne-baba,bebekte veya çocukta herhangi bir göz rahatsızlığından şüpheleniyosa hemen bir göz doktoruna başvurulmalıdır.Göz muayenesi için bebeğin belirli aya veya yaşa gelmesi beklenmemelidir.Bebek 1 günlük olsa, gerekiyorsa hemen göz muayenesi yapılabilir.
Bebeklerde ve küçük çocuklarda göz muayenesi genellikle güç olmaktadır,fakat imkansız değildir.Eğer bebek çok ağlar ve muayene olmaya kesinlikle karşı koyuyorsa narkozla muayene edilmelidir.yeni doğan bebeğin uyutulmasında ,erişkin bir hastay narkoz verilmesine göre pratik bazı güçlükler vardır.Fakat narkoz için birinci koşul ,bebeğin narkoz almasına engel bir sağlık probleminin mevcut olmamasıdır.Bu neden önce çocuk hastalıkları uzmanı ile konsültansyon yapılarak ,narkoza engel bir durumun olup olmadığı öğrenilir.
Deneyimli bir anestezi uzmanın varlığında bebeklerin uyutulmasının korkulacak hiçbir yanı yoktur. Böylece herhangi bir rahatsızlığı varsa erkenden teşhis edilip tedaviye başlatılır.
Bir günlük bebeğin göz muayenesi olmasın gerektiren göz rahatsızlıkları :bebeğin gözlerinde hemen tedaviye başlanmasını gerektiren iltihaplı hastalıklar veya özellikle erken doğan (premature) bebeklerde görülen ve görme kaybına yol açabilen bazı rahatsızlıklardır.Bebekte göz kayması varsa ,tedavide acile edilmelidir,bebek büyüdükçe kaymada kendiliğinden düzelmeyecektir. Aksine tedavide gecikildikçe özellikle görme tembelliğinin ilerlemesine yol açılmış olur.
DOĞUŞTAN KATARAKT
Bir bebek
veya çocukta göz bebeğinde beyazlık görülürse bu ,büyük ihtimalle doğuştan
kataraktın belirtisidir.Tek gözde veya her iki gözde olabilir ve ameliyat
gerektiren
bir durumdur.Bu durumda hemen doktora başvurulmalıdır ve önce beyazlığın
gerçekten katart olup olmadığı anlaşılmalıdır,sonra tedaviye geçilmelidir.
Normal olarak saydam olması gereken göz merceğinin saydamlık kaybedip beyazlaşmasına katarkt denir.Katarkt çoğunlukla
Yaşlılarda olduğu halde yeni doğan bebeklerde veya çocuklarda da görülebilir.
Ayrıca hamilelikle geçirilen enfeksiyonlar da buna sebep olabilir.
Yine gözbebeğinde beyazlık veya parlama ile ortaya çıkar ve bebeklerde görülen bir göziçi tümörü de mevcuttur.
BEBEKTE GÖZ YAŞI KANALI TIKANIKLIĞI:
Yeni doğan bebeğin bir veya her iki gözünde sürekli sulsnma ve çapaklanma görülürse ,göz yaşı kanallarının doğuştan tıkalı olabileceği düşünülerek bir göz doktoruna başvurulmalıdır.Teşhis doğrulanırsa önce göz yaşı kesesine masaj yapılmasını ve bazı göz damlalarının kullanılmasını tavsiye ediyoruz.Sulanma ve çapaklanma düzelmediğinde ise narkoz altında göz yaşı kanalı tıkanıklığı ,bebek 18 aylık olmadan önce tadavi edilmelidir.Çünkü 18 ay önce basit bir girişimle düzeltile bilen bu problem ileri yaşlarada ameliyat olmaktadır.18 ay öncesinde yapılan işlem bir ameliyat değildir. Sonda adı verilen tel gibi bir aletle göz yaşı kanalının açılması söz konusudur. Ortalama 5dk lık işlemdir. Fakat bebek 18 aylık olana kadar kanal açılmazsa, daha sonra kanala tüp takılması ve ameliyat yapılması gerekecektir.
DOĞUŞTAN GLOKOM ( GÖZ TANSİYONU):
Yeni doğanlarda görülen önemli bir hastalık da ,doğuştan glokomdur (göz tansiyonu yüksekliği .) bu hastalık başlangıçta bir belirti vermediği halde ilerledikçe bebeğin gözünün irileştiği büyüdüğü dikkat çeker ayrıca ışığa bakamama sulanma gibi belirtilerde tabloya eklenir tedavi edilmediği taktirde hastalığın ilerleyen dönemlerinde gözün saydam tabakasını zamanla bulanıklaştığı ve giderek beyazlaştığı görülür . bu durumda bebek giderek görmesini kaybedecektir. Hastalık başlangıç döneminde teşhis edildiğinde yapılacak ameliyatla göz tansiyonu düşücek ve görme kaybı önlenecektir fakat doğuştan glokomlu bebeklerde ameliyattan bir süre sonra göz tansiyonu tekrara yüksele bilir ve tekrar ameliyat gereke bilir.Bebeklerde görülen glokom erişkinlerde görülen glokoma göre daha inançı bir glokom türü olup bazen birkaç ameliyat bile gereke bilir.
BEBEKLERDE VE ÇOCUKLARDA GÖRME BOZUKLUKLARI BELİRTİLERİ:
Bebekte içe kayma varsa çoğunlukla hipermetropi ve görme tembelliğiyle birliktedir bu durumda tedavi için bebeğin büyümesini beklenmesi yapılabilecek büyük bir hatadır. Çünkü şaşılıklarda hiç beklenilmeden bir an önce gözdeki bozuklukluğun ve derecesinin varsa görme tembelliğinin tesbit edilip hemen uygun gözlüğün verilerek uygun tedaviye başlanılması son derece önemlidir.ayrıca bebeklerde ve çocuklarda şaşılık olmaksızın görmelerinde bir zayıflık hissedilirse,örneğin çocuk televizyonu çok yakından izliyorsa,kitaba-deftere çok yaklaşarak okuyup-yazıyorsa gözlerini sürekli kırpıştırıyorsa ,başına belirli bir pozisyon vererek görmeye çalışıyorsa gözlerine kısarak bakıyorsa bir gözünü kapatarak veya kısarak diğer gözü ile görmeye çalışıyorsa donuk bakıyorsa kirpik diplerinde kepeklenme oluyorsa hemen muayene edilmeli ve bir görme bozukluğu teşhis edilirse gözlük takılmalı ve ya gerekli tedaviye geçilmelidir.
OKUL ÇAĞI ÇOCUKLARINDA GÖZ BOZUKLUKLARI:
Okul ile birlikte gözü daha dikkatli kullanma ihtiyacı gelişir.evde oyuncaklarla oynarken ,televizyon izlerken fark edilmeyen göz bozuklukları okulun başlamsıyla gözün daha fonksiyonel kullanımı devreye ireceği için öğretmenler ve veliler tarafından fark edilmektedir.
Okul çağında görülen en sık görme problemleri ,az görme ,yani miyop ,hipermetrop veya astigmatizma yani kırma kusuru dediğimiz kusurlar olabilir.Gözde şaşılık meydana gelebilir ya da göz tembelliği olabilir.
Çocuklar okula başlamadan önce göz kontrolleri yapılmalıdır. Beş yaşındaki çocuklarda yüzde 1olan görme bozuklukları, ilk öğretim çağında yüzde10,a , lise döneminde ise yüzde 20,ye kadar yükseliyor.
Tedavi edilmeyen göz kusurları çocuğun okul hayatını, kişilik gelişimini ve okula uyumunu zorlaştırır. Okulda tahtayı iyi göremeyen öğrenci dersten kopar. Yakını iyi göremeyen ve astigmatı olan öğrenci okumaktan çabuk sıkılır.
Baş ve göz ağrısı şikayetleri nedeniyle uzun süre okumaktan kaçınır. Bu da okul başarısını olumsuz etkiler. Eğer bu kusurlar düzeltilmezse ileride göz tembelliği de ortaya çıkabilir.
Dikkat eksikliği,okumadan sıkılma gibi çocuğun performansında düşüş yaratan unsurları ortadan kaldırmak için, okul çağındaki çocukların her yıl göz muayenesinden geçirilmesi gerekmektedir.
Miyop ya da uzağı görememe sorunu, göz küresinin uzunluğunun gözün odaklama gücüne göre çok uzun olmasından kaynaklanır. Bu yüzden uzaktaki cisimler bulanık gözükür Miyopların teşhisi çok kolaydır. Uzağa baktıkları zaman , ben okuyamıyorum, göremiyorum, derler. Rahat gözlük kabul eden hasta grubu miyoplardır.
Yakını görememe sorunu olan hipermetropi ise göz küresi uzunluğu gözün odaklama gücüne göre daha kısa oluşudur. Görüntü retinanın arkasına düşer.
Hipermetroplar uzağı iyi görürler. Yakında çabuk yorulur ve zorlanırlar. Çocukların göz merceği bu duruma uyum yapabilir, uzakta ve yakında net görüş sağlayabilir. Fakat harcanan efor göz yorgunluğuna ve gözün içe kaymasına ( şaşılığa ) sebep olabilir.
Retinanın arkasına düşen görüntüyü odaklamak için aşırı uyum yapan gözde ağrı gelişir. Bu nedenle hipermetrop hastalar genellikle iyi görmüyorum diye gelmezler. Gözüm ağrıyor, sulanıyor,kızarıyor,başım ağrıyor, ya da gözüm çapaklanıyor gibi şikayetlerle başvururlar. Bu hastalarımız ancak hipermetrop cam kullanarak rahatlatabiliyoruz.
Astigmatizma ise gözün ön bölgesinin şeklinin düzgün olmayışıdır. Korneanın yani gözün ön penceresinin şekli ile ilgilidir. Astigmatı olan çocuklar dik çizğileri yatay çizgilerden daha net görürler. Bazen de tam tersi durum söz konusudur. Astigmatizmada kişi uzak ve yakında hafif bulanık görür. Bazen gölgeli görebilir.
Miyop, hipermetrop ve astigmatizma hastalık değil, göz kusurudur. Gözlük kullanımının esası gözün önüne konulan camlarla görüntüyü görme noktasına net olarak düşürmek ve böylece gözlerin fonksiyonlarını tam olarak yerine getirmesini sağlamaktır.
RENK KÖRLÜĞÜ ( RENK
AYRIMI ZORLUĞU )
Görme problemlerinden biri de renk körlüğüdür. Renk körlüğü olan çocuklar
kör değildir. nSadece bazı renkleri diğerlerinden daha zor ayırırlar. 12
erkek çocuktan birini ve sadece 200 kız çocuktan birini etkileyen bu durum
kalıtsaldır.
GÖZ TEMBELLİĞİ
Tıp dilinde ambliyopi denilen ve halk arasında göz tembelliği olarak bilinen sorun sık görülen rahatsızlıklardan biridir. Ambliyopi, bir gözün diğerinden az görmesi olup sebep olarak şaşılık veya iki gözün görme kalitesindeki farklılık önemli rol oynuyor. Her iki durumda da, bir göz diğerine üstün hale geçer ve kuvvetli göz, zayıf olan gözü bastırır. Bu durum çocukluk çağında gerekli şekilde tedavi görmezse zayıf olan göz kullanılamaz hele gelir. Göz tembelliğini bazı çocuklar fark edebilir ama ailenin fark etmesi çok zordur. Bu çocuklar çok sık düşerler, başlarının ağrıdığını söyler ve gözlerini kısarak bakarlar.
ŞAŞILIK
Ailede şaşılık varsa, genetik olarak geçme olasılığı yüksektir. Bunun haricinde gözde kırılma kusurları dediğimiz, miyopi, hipermetropi, astigmatizma, iki göz arasında numara farkı olması, ateşli hastalıklar, travmalar ya da annenin hamileliğinin ilk üç ayında geçirdiği rahatsızlıklar şaşılığa neden olabilirler.
Şaşılık ve birlikte göz tembelliği varsa, bunların tedavisinde iki yaşına kadar yüzde 100’ e yakın başarı söz konusudur. Göz kırılma kusurları varsa dört beş yaşına kadar yine yüzde 100’ e yakın başarı olabilirken yaşın ilerlemesi ile başarı oranı da gittikçe düşmektedir.
Bazı tür şaşılıklar sadece gözlük takmakla düzelir, ameliyata gerek kalmaz. Fakat, bu tür şaşılıklarda; şaşılı gözlük takılı iken düzelir, gözlük çıkarıldığında göz yine kayar. Dolayısıyla, çocuğun gözlüğünü hiç çıkarmaması gerekir.
Ancak bazı şaşılıklar gözlüğe rağmen sebat eder, bu tür şaşılıklarda ameliyat gerekmektedir.
Şaşılığı düzeltilen çocukta tedavi bitmemiştir. Ameliyat sadece göz kaymasını düzeltir. Şaşılık ameliyatını, görme derecesi ve görme bozukluğuna hiçbir etkisi yoktur. Bu nedenle ameliyatla şaşılık düzeltildikten sonra da, çocuk yine gözlüğünü takmaya devam edecektir.
Gözlük takmayı istemeyen çocuklar olabildiği gibi sanki çocuğu kusurluymuş gibi üzülen anne babalar da olabiliyor. Bunun için öncelikle, toplumumuza, gözlüğün bir kusur olmadığını, bunun ayıp bir şey olmadığı bilincini vermemiz gerekiyor. O zaman çocuklarımız gözlüklerini çok daha rahat kullanıp daha başarılı olurlar.
Okul çocuklarında kalabalık sınıflar ve yakın sosyal ilişki nezle grip gibi hastalıkların yayılması, göz nezlesi ve gözlerde çeşitli enfeksiyon hastalıklarına da neden olabilir bu gibi durumlarda hekime başvurulması gerekmektedir.
Çocuklar okuldaki sosyal çevre ve oyun ortamlarında kalem ve pergel gibi sivri, delici okul gereçlerinin oyun sırasında göze batabileceği ve ciddi göz yaralanmalarına yol açabileceği anlatılmalı, çocuklar oyun oynarken tehlikeli şakalardan kaçınması için anne-babalar çocukları bu konuda uyarmalı.